• Sitelere Geri Dön: arsiv.sirince.net / www.sirince.net
  • Yılmaz Güney Filmlerine Dair - Sayfa 2
     

    Haberler:

    Siteye geri dönmek için tıklayınız: arsiv.sirince.net

    Ana Menü

    Yılmaz Güney Filmlerine Dair

    Başlatan sirince, Ksm 28, 2007, 05:41 ÖS

    « önceki - sonraki »

    sirince

    Ömer Lütfü Akad'ın 1966 yapımı bu filminin başrol oyuncusu Yılmaz Güney'dir.3 kez sansür kurulu tarafından yasaklanıp sonradan halka gösterilmesine izin verilmiştir bu filmin.Ulusal sinema tartışmalarına yeni boyutlar getirmesiyle dikkati çekmiştir Hudutların Kanunu filmi.Türk sinemasının tarihsel gelişimi içinde önemli bir yer teşkil eder.Hakikaten başarılı ilk ulusal sinema örneğidir ve Yılmaz Güney'in oyunculuğuda tek kelimeyle unutulmazdır...
    Kaçakçı olmamak için direnen ama sonunda karşı çıkamayıp ardında 6 yaşındaki oğlunu bırakarak mayın tarlasında ölen kaçakçı Hıdır'ın dramatik öyküsüdür anlatılan.Sınır boylarında kaçakçılık yapan Hıdır'ın ektiği toprak çoraksa,sürdüğü tarla kumsa sonuç ne olacaktır?Bu durumun suçlusu olanlar kimlerdir?Köylüyü sömüren toprak ağalarımı?Köy ilkokulunu ateşe verip yakan yobaz zihniyetlilermi?HıdırI kaçakçılığa iten düzenmidir yoksa?...

    sirince

    Yılmaz Güney'in Acı filmi Çiçek Ali'nin pişmanlığının ve vicdan azabının öyküsünü  anlatır...
    Ağası Haceli'nin teşvikiyle Avanos dayının oğlu Yasin'i öldüren Çiçek Ali 15 yıl cezaevinde yattıktan sonra çıkar.Çiçek Ali yaptığına pişman bir durumda kızı Zeliha'yla birlikte yaşayan Avanos dayıya gidip af dileyecektir.Artık Çiçek Ali ezilenin yanındadır ve zorbalığa karşıdır.-Ki Yılmaz Güney'in Çirkin Kral döneminde oynadığı hemen hemen bütün rollerinde ezilenin yanında ve zorbalığa karşı oynamıştır.-Çiçek Ali bu düşüncelerle önce öldürdüğü Yasin'in mezarını ziyaret eder,daha sonrada Avanos dayının elini öpmeye gider.Ama Avanos dayının sert bir tepkisiyle karşılaşır.Avanos dayı ve kızı Zeliha sopalarla Çiçek Ali'ye saldırırlar ve Çiçek Ali yaralanır.Aradan zaman geçer ve aralarındaki gerginlik sona erer.Bu durumdan rahatsız olan Haceli ağa Çiçek Ali'yi rahat bırakmaz.Bir sabah Haceli ağa ve admları Avanos dayıyla Çiçek Ali'yi pusuya düşürürler.Haceli ağa ve adamları Avanos dayının başını taşla ezerek öldürüler.Çiçek Ali'nin ise gözlerini toprakla doldururlar ve Çiçek Ali kör olur.Babası ölen Zeliha, Çiçek Ali'nin gözü kulağı olur.Zeliha ağaç dallarına ve kayalara gerdiği iplere çanları birer birer dizer.Çiçek Ali'de çan sesinin geldiği yöne doğru ateş eder...

    sirince

    Yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu Yılmaz Güney'in üstlendiği Umutsuzlar filmi 1971 yapımı bir aşk filmidir.Güzel ve etkileyici bir filmdir...
    Mafya babası Fırat, güzel balerin Çiğdem'e aşıktır.Ama Fırat'ın karanlık hayatı ve düşmanı olan Tahta Bacak bu aşka karşı sürekli bir tehdit unsuru oluşturmaktadırlar.Beri taraftan Fırat'ın arkadaşlarıda "Aşk delikanlıyı bozar"diye Fırat'tan soğumaya başlarlar giderek.Hatta Fırat'ın arkadaşları Fırat'ı Çiğdem'e olan aşkından vazgeçirmek için Tahta Bacak'la işbirliği bile yaparlar.Ve en sonunda Fırat mafya tarafından vurularak hayatına gözlerini yumar...

    sirince

    1968 yapımı Aç Kurtlar filminin yönetmeni ve başrol oyuncusu Yılmaz Güney'dir.Eşkiya Serçe Memed'in öyküsü anlatılır bu filmde...
    Serçe Memed kanun kaçağı bir eşkiyadır.Siirt'in bir köyünde öğretmenlik yaptığı günlerde,bir kış günü yeni evlendiği eşi eşkiyalar tarafından kaçırılır.Eşi 9 ay dağlarda kaldıktan sonra, eşkiyaların baskılarına dayanamaz ve intihar eder,ölüsü köye getirilir.Serçe Memed eşinin intikamını almak için,eşkiyaları öldürmeye başlar.Adı eşkiya celladına çıkar.Yine bir kış günü eşkiyalar köyün öğretmeninin eşini kaçırırlar.3 ay dağlarda kalan öğretmenin eşini kurtaran Serçe Memed eşini kocasına geri götürür...

    sirince

    Yönetmenliğini Yılmaz Duru'nun yaptığı ve başrolünü Yılmaz Güney'in üstlendiği ınce Cumali filmi 1967 yapımıdır...
    Çok büyük bir toprak ağası olan Ömer ağa gözünü Mehmet ağanın çiftliğine dikmiştir.Ömer ağa Mehmet ağaya bir adamını göndererek çiftliğini satmasını ister.Ama Mehmet ağa atalarından kalan toprakları satmaya yanaşmamaktadır.Sonunda Ömer ağa kaba kuvvete başvurarak,bir bayram günü Mehmet ağanın topraklarını basar.Baskında Mehmet ağa,adamları ve o sırada doğum yapan karısı öldürülür.Yeni doğan bebeği kurtarmak isteyen ebede Ömer ağanın adamları tarafından vurulur.Ebeninkocası değirmenci Mustafa eşini almaya gelince bu korkunç olayla karşılaşır.Çocuğu alıp büyütür,yetiştirir ve silah kullanmayı öğretir.Cumali değirmenci Mustafa'yı babası bilmektedir.Yıllar geçtikten sonra Cumali değirmende babasının kanlı gömleğini bulur.Cumali artık babasının intikamını almak için savaşmaya başlar...

    sirince

    Bu sefer sizlere bir Yılmaz Güney filmi tavsiye etmeyeceğim sevgili şirinceli dostlarım.Benim çok, çok, çok, çok, çok sevdiğim ama hiç tanımadığım, dahası yüzünü bile görmediğim,ne sesinin,ne saçının,ne teninin ne de yüreğinin rengini bile bilmediğim bir CAN DOSTUM'un 3 gün önce bana tavsiye ettiği bir ağıtı tavsiye edeceğim sizlere.Keşke dinlemeseydim bu ağıtı.ınanın kaç gündür geceleri yatağa giriyorum ama uyuyamıyorum.Soluğumu Pc'nin başında alıyorum.Sabaha kadar Ender Balkır Keşkem ağıdını söylüyor ben ağlıyorum.Bu sefer anlayışınıza sığınarak bu ağıtı tavsiye etmek istiyorum sizlere...
    Yalnız sevgili şirinceli dostlarım sizlerden benim küçücük,minicik,mini minnacık bir ricam olacak.şu satırlarımın hatırı için bugün Youtubeden Ender Balkır'dan Keşkem ağıtını dinleyin.Ama dinlerken gözlerinizi yumun ve ve Nazım Hikmet'i,Yılmaz Güney'i ve Ahmet Kaya'yı düşünün.Yada onların şahsında bütüüüün sürgünde ölen devrimcileri ve şu anda sürgün hayatı yaşayan bütüüüün devrimcileri düşünün.Kimbilir belkide şimdi,şu anda bana bu ağıtı tavsiye eden CAN DOSTUM'da bu ağıtı dinleyip ağlıyordur kimbilir?...
                    KEşKEM

    "...Keşkem bu ellere gelmez olaydım,
    Le le le le le le le le canım,
    Seni bu hallarda görmez olaydım,
    Kırıla kollarım tutmaz olaydı,
    LE le le le le le le le canım,
    Ölene dek Mahmut diyem yar diyem...

    Öğle ilen ikindinin çağında,
    Le le le le le le le le canım,
    Bir gül bitmiş nazlı yarin bağında,
    Yıkılası Karaman'ın dağında,
    Le le le le le le le le canım,
    Ölene dek Mahmut diyem yar diyem..."

    Duygusallığımı bağışlayın sevgili şirinceli dostlarım lütfen.Dün Maraş katliamının yıldönümü olduğunu sonradan öğrendim.ıçim öylesine yandı ki, hala da yanıyor.Bu satırlar vesilesiyle Maraş katliamının yıldönümünün önünde saygıyla eğilirken sürgünde ölen ve hala sürgünde olan bütüüüüün devrimcilere selam gönderiyorum...
    Berkayberk