• Sitelere Geri Dön: arsiv.sirince.net / www.sirince.net
  • Kalender şahin Bu Kez ıstanbul'da!...
     

    Haberler:

    Siteye geri dönmek için tıklayınız: arsiv.sirince.net

    Ana Menü

    Kalender şahin Bu Kez ıstanbul'da!...

    Başlatan kutupyildizi, Ara 31, 2006, 05:14 ÖS

    « önceki - sonraki »

    kutupyildizi

    Yüzlerce Kürt aile, KKK'nın kaybettirdiği çocukların hesabını sormak istiyor
    3NHaber/ıstanbul/Mutlu GENÇ

    Çocuklarını KKK örgütüne kaptıran ve akıbetleri hakkında haberdar olmayan yüzlerce Kürt aile, uluslararası adalet ve hukuk komisyonunun kurularak KKKLideri Abdullah Öcalan'dan hesap sorulmasını istiyor.
    Örgüte katılmak üzere yurtdışına götürülen Aydın şahin'in abisi Kalender şahin, kardeşinden 8 yıldır haber alamadıklarını dile getirerek "Abdullah Öcalah hakkında Uluslararası adalet ve hukuk komisyonunun kurulmasını istiyorum. Birey olarak bu komisyona bende başvuracağım. Yargılanması gerekenler hakkında bende şikâyetçi olacağım." diyor.

    Yüzlerce Kürt aile, PKK'nın kaybettirdiği çocukların hesabını sormak istiyor
    3NHaber/ıstanbul/Mutlu GENÇ

    Çocuklarını KKK örgütüne kaptıran ve akıbetleri hakkında haberdar olmayan yüzlerce Kürt aile, uluslararası adalet ve hukuk komisyonunun kurularak KKKLideri Abdullah Öcalan'dan hesap sorulmasını istiyor.
    Örgüte katılmak üzere yurtdışına götürülen Aydın şahin'in abisi Kalender şahin, kardeşinden 8 yıldır haber alamadıklarını dile getirerek "Abdullah Öcalah hakkında Uluslararası adalet ve hukuk komisyonunun kurulmasını istiyorum. Birey olarak bu komisyona bende başvuracağım. Yargılanması gerekenler hakkında bende şikâyetçi olacağım." diyor.
    Çocukları kaybedilen mağdur aileler ise, KKK'dan ve Öcalan'dan hesap soracak hukuki bir mercinin olmayışından dertli. Avukat Selahattin Çoban da, Türkiye'nin PKK'yı legal bir oluşum olarak görmediği için hukuki sürecinde olamayacağını belirtiyor.
    KKK'dan kaçmak isterken öldürülen Sakine Kahraman olayının gündeme yansımasının ardından, örgütün mağdur ettiği insanın yalnız anne Fatma Kahraman olmadığı ortaya çıktı. 29 Kasım 1998 yıllında Romanya'da eğitim gördükten sonra Bulgaristan üzerinden Yunanistan'a geçirilip oradan da KKK'ya götürülmek üzere yola çıkarılan Aydın şahin (17), Sevim Adıbelli, Sedat Bayraktar ve Levent Büker'den 8 yıldır haber alınamıyor.
    Çocuklarının akıbetlerinden habersiz olan aileler ise, sorumluların bulunup hesap sorulmasını istiyor. Bir kardeşi örgüte katıldıktan sonra ölen, bir kardeşi ise halen KKK'da bulunan Aydın şahin'in kardeşi Kalender şahin'in tüm girişimleri sonuçsuz kalmış. Meseleyi Avrupa ınsan Hakları Mahkemesi'ne (AıHM) kadar taşıyan şahin'in, ınsan Hakları Derneği'ne (ıHD) yaptığı müracaatlarda ise muhatap bulamamış. Memleketi Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesi Günaltı Köyü olan şahin, şuan ısviçre'de yaşıyor.
    Türkiye'den 1993 yılında ayrılan ve 14 yıldır ısviçre'de yaşayan şahin, böyle mağdur aile sayısının çokluğuna dikkat çekerek "Bunu tahmin etmek bile zor. Ama kimisi konuşmuyor, kimisi korkuyor, ses çıkartmıyor. Ama mağdurların binlerce olduğunu söyleyebilirim." diye konuşuyor.

    BAYDEMıR'ıN HUZURUNDA DAYAK YEDı

    ısviçre'nn Basel şehrinde 2001 yılında bir Kürt kurumu tarafından insan hakları ve gözaltında kayıp ve tecavüzlere karşı düzenlenen panelde şahin, saldırıya uğramış. Dönemin ıHD Diyarbakır şube Başkanlığını yapan Osman Baydemir'in de konuşmacı olarak katıldığı panelde şahin, KKK'lılar tarafından tekme tokat dövülmüş. Kendilerine saldıranların bu kayıp olayında birinci derecede sorumluluğu olan KKK'lılar olduğuna dikkat çeken şahin, "Konuşmaya başlamadan müdahale başladı. Ve giderek ortamı gerginleştirenler, tekme tokat saldırmaya başladılar. Biz aile susturulmalıydık. Kayıp kardeşimize ait bir mezar taşı arama ya da akibetlerini sormaya hakkımız yoktu. Son kez uyarıldık, yoksa bundan sonra bedelini ağır ödeyeceğimiz defalarca tekrarlandı. Bizler hazırladığımız bir dosyayı Osman Baydemir'e iletip oradan ayrılmak zorunda kaldık. Olaya duyarlılık beklediğimiz Osman Baydemir ise, ne geri geldi ne de kendisinin huzurunda saldiriya uğradık, ne de tepki gösterdi. Sessiz kalarak oradaki duruma ortak oldu ki; o zaman insan haklari savunucusuydu. Bir insan haklari savunucusu olarak gerekeni yapmadı ve dönüp bir özür dahi dilemedi." diyor.

    ULUSLARARASI ADALET VE HUKUK KOMıSYONU KURULMASINI ıSTıYOR
    Yüzlerce defa ıHD'ye başvurmasına karşın muhatap bulamayan şahin, olayı AıHM'e taşımış. Yaklaşık 3 yıl önce sorumlu tuttuğu Abdullah Öcalan hakkında AıHM'e dava açan şahin'in müracaatı kabul edilmiş. Ancak başvurusu kabul edilmesine karşın örgüt tarafından yapılan baskılar ve araya insanların sokulması sonucu başvurusunu geri çekmek zorunda kalan şahin, Öcalan için uluslararası adalet ve hukuk komisyonu kurulmasını istiyor.
    Bir tek karanlık nokta dahi olsa bu kayıp edilenlerin akibetlerinin açıklanması noktasında davacı olacağını dile getiren şahin, "Birde bu adaletsizliği ve bu hukuksuzluğu yaşatanlar, avukatları aracılığıyla birde mesaj göndermezler mi; devlete ve yandaşlarına bir hukuk ve adalet komisyonu kurulsun diye. Kurulsun, bir adalet ve hukuk komisyonu. Birey olarak bende istiyorum ve birey olarak bu komisyona bende başvuracağım ve kendiminde yargılanmasını isteyeceğim. Yargılanması gerekenler hakkında bende şikayetçi olacağım. Hukuksuzluk yapanlardan, adaletsizlik yapanlardan hesap sorulması noktasında bende ısrarcı olacağım. ınsan haklarını gasp edenlere ve yaşama hakkına gasp edenlere bende dava açacağım. Balkanlarda kayıp edilen kürt civanlarının bir yakını olarak davacı olacağım ve açığa çıkmayan kayıpların sesi olacağım ve onların akıbetlerinin açıklanmasını isteyeceğim. Kayıp edilen kardeşlerini soran ailelere, saldıranlar hakında davacı olacağım. Kayıp edilenlerin yakınlarına, namlu dayayanlar hakkında davacı olacağım ve onlardan hesap soruluncaya kadarda bu davanın takipçisi olacağım." diye konuşuyor.

    KKK SESSıZ KALDI

    Bu olay karşısında sessizliğe bürünen insan haklari savunucularını kınayan şahin, böylesi iki yüzlü insan haklarının olamayacağını vurguluyor. Balkanlarda araştırmalar yapmasına, örgütün sözde başkanlık konseyine kadar bu olayı taşımasına karşın bir sonucu ulaşamadığına dikkat çeken şahin, "Kardeşim Aydın 1 Mayıs 1981 doğumludur. Yani kayıp edildiğinde 17 yaşındaydı. 18 yaşın altında olan bir çocuğu silah altına almak bile başlıca bir suçtur. Kardeşimle birlikte götürülen insanlardan sadece Sevim Adıbelli'nin aliesine ulaşabildim. Onlarda bana inanmak istemedi ve birkaç defa telefonla görüştüm. Bir defa annemi yolladım. Kendileriyle görüştü ama inanmak istemiyorlar." diyor.
    KKK'nın bu karanlık kayıp olayı karşısından sessiz kalarak ne insan haklarını ne de kendi haklarını savunamayacağını dile getiren şahin, şöyle konuşuyor: "Aydın şahin, Sevim Adıbelli, Sedat Bayraktar ve Levent Büker (Avukat ıhsan Kandemir) nerede; akıbetlerini açıklayın KKK-KADEK-KONGRE GEL'liler. Bu kayıpların da insan hakları ve yaşama hakları vardı. Bu kayıpların yakınlarının da sarılıp teselli olmaları için bir mezar taşına hakları var. Evlatlarının başına ne geldiği ve nasıl katledildiklerini bilme ve katilleri tanıma hakları var. Kayıpsız ve çetesiz bir dünya yaratma iddiasında olanlar, neden susuyorsunuz; neden korkuyorsunuz? Bu, anlaşılmaz bir durum değil mi?"

    ıHD'NıN şAHıN'E VERDığı CEVAP
    ıHD'ye yüzlerce defa yazılı başvuru yapmasına karşın şahin'e verilen tek yanıt şöyle: "Sayın Kalender şahin, Yunanistan Büyükelçiliği'ne yaptığımız başvuruya 1 Kasım 2001 tarihinde bize verilen yanıtta ; Yunan polis yetkililerinin tüm çabalarına rağmen kayıp kişiler ile ilgili herhangi bir sonuca ulaşılamamıştır denmektedir. Yunan polisinin daha önce bu konuda Bulgaristan ve Romanya ınterpolü ile ilişkiye geçtiği, Kayıp kişiler ile ilgili herhangi bir bilgi edinilmesi halinde bu bilgi Türk ınterpolune iletileceği belirtilmektedir. Konuyu bilgilerinize sunarız. (Selahattin Esmer Genel Sekreter)"

    KKK'NIN DA TOPLU MEZARLARI VAR
    KKK tarafından çocukları öldürülen aileler için sivil toplum kuruluşlarının da komisyon kurabileceğini dile getiren Avukat Sıtkı Zilan, lideri Abdullah Öcalan'ın örgüt içinde öldürülen veya örgüte katılmak üzere götürülürken öldürenlerden sorumlu olduğunu söylüyor. Hizbullah gibi KKK'nında toplu mezarlarının bulunduğuna dikkat çeken Zilan, "Kimi toplu mezarlar 5-10 kişiliktir. ıran'da ise 160 kişilik toplu mezarlar bulunuyor. Örgüte katılan gençlerin yarısı PKK tarafından öldürülürken, yarısı ise çatışma sırasında öldü. KKK infaz ettiklerinin bir kısmına ise, çatışmada öldü deyip ailelerine şehit olarak gösteriyor." diye konuşuyor.
    Ailelerin davacı olarak bir yere başvurmaları için ipucu bir delil bulup göstermesi gerektiğini anlatan Zilan, şöyle konuşuyor: "Delil gösterilmezse, belli bir süre sonra faili meçhuller dosyasına kaldırılır. Yakalanan teröristlere sorulur. Bilgi bulunup sorumlu yakalandığında dava açılır. Bir ara Meclis Araştırma Komisyonu, Hizbullah ve KKK'nın öldürdüğü insanlar için araştırma yapacaktı. Fakat olmadı sekteye uğradı. Bunu sivil kurumlarda yapabilir."
    Avukat Selahattin Çoban ise, Türkiye'nin KKK'yı legal bir oluşum olarak görmediği için hukuki sürecinde olamayacağını belirtiyor. Hukuksal süreçte böyle bir talebin olmadığını anlatan Çoban, ama medya ve sivil toplum kuruluşlarının baskısı sonucu örgüt tarafından bir açıklama gelebileceğini kaydediyor. Uluslararasında da KKK'nın terör örgütü olarak kabul edilmeye başlandığına dikkat çeken Çoban, "Ancak bu aileler örgütün üst düzey yöneticileriyle irtibata geçip sorarlar. Onlarda insafa gelip cevap verirler mi bilemem. Başkada bir yolu yok." şeklinde konuşuyor.